Ana səhifə TÜRK DÜNYASI ÇERKEZ SOYKIRIMINA SESSİZ KALINMAMALI

ÇERKEZ SOYKIRIMINA SESSİZ KALINMAMALI

Müəllif: Bizim Yazı
100 baxış

NECDET SİVASLI // [email protected]

Çarlık Rusya’nın 19. Yüzyılda 1,5 milyon Kafkas halkını katlettiği “Çerkez Soykırımı”nın Gürcistan Parlamentosu’nda kabul edilmesi, hiç kuşkusuz bu önemli tarihi olayı gündeme taşıması açısından önemlidir. Gürcistan Parlamentosu’nun oy birliği ile aldığı kararda, Rusların genel olarak Çerkez diye kabul ettiği Kafkas halklarını 100 yıl süren savaşın ardından 1860-1864 yılları arasında sistematik olarak yok ettiği vurgulanıyor.Burada ilginç olan nokta şudur:
2008 yılında Güney Osetya ve Abhazya için Rusya ile savaşa giren Gürcistan’ın, “Çerkez soykırımı”nı kabul etmesi ile iki ülke arasında zaten var olan soğukluk ve gerginlik daha da artacaktır. Ancak, var olan tarihi bir gerçeğin gündeme taşınmış olması ve bunun da soykırım olarak tanımlanması da küçümsenmemelidir.
Çerkezlerin soykırımdan sonra sürgüne tabi tutuldular. Türkiye, Suriye, Ürdün ve ABD’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldıkları da biliniyor. Türkiye’ye yüzümüzü çevirdiğimizde, ülkemiz toprakları üzerinde pek çok Çerkez ve Çerkez köyünün bulunduğunu görürüz. Birçoklarını asimile olduğu, dördüncü, hatta beşinci jenerasyonlarının yaşamakta olduğunu da biliyoruz. Geçtiğimiz 21 Mayıs tarihi, Çerkez soykırımının 147.yılı olarak anmalarla gündeme getirildi.
Çerkezlerin soykırımdan sonra sürgüne tabi tutuldular. Türkiye, Suriye, Ürdün ve ABD’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldıkları da biliniyor. Türkiye’ye yüzümüzü çevirdiğimizde, ülkemiz toprakları üzerinde pek çok Çerkez ve Çerkez köyünün bulunduğunu görürüz. Birçoklarını asimile olduğu, dördüncü, hatta beşinci jenerasyonlarının yaşamakta olduğunu da biliyoruz. Geçtiğimiz 21 Mayıs tarihi, Çerkez soykırımının 147.yılı olarak anmalarla gündeme getirildi.

KAFKAS HALKLARI İÖÜÇİN ÖNEMLİ

Burada, Gürcistan Parlamentosu’nun kararı da önemlidir. Kararda, Rus imparatorluğunun bu eylemi planladığı ve Çerkezler üzerinde etnik temizlik yaptığı ve sonunda da Çerkezlerin yüzde 90’ını yurtlarında ettiği gerçekleri ortaya konulmuş bulunuyor. Hiç kuşkusuz bu yurtlarından etme projesi kapsamında, Ruslar bu yerlere başka etnik gruplardan insanları yerleştirerek buradaki Kafkas izlerinin silinmesinde rol oynamıştır. Bu arada, yurtlarından edilen Çerkezlerin torunlarının ana vatanlarına dönmelerinin engellenmesi de bir sorun olarak biliniyor.
Soykırım kararının zamanlamasının Kafkas halkları için çok büyük anlam taşıdığının altını çizelim. Gürcistan Parlamentosu’nun kararı, çoğunluğu Türkiye olmak üzere, dünyanın dört bir yanına dağılmış Çerkez halklarının büyük sürgünü andığı 21 Mayıs tarihine denk gelmesi de bir başka anlam taşıyor. 150 sandalyeli Gürcistan parlamentosunda oturuma katılan 95 milletvekilinin tümünün “evet” oyu kullanmış olması ise bir başka anlam daha taşıyor.
Gürcistan Parlamentosunun Kafkaslar Komitesi Başkanı Nugzar Tsiklari, milletvekillerine sunduğu raporda, “Alacağımız tarihi karar bir yıl devam eden bilimsel çalışmaların neticesinde şekillenmiştir. Bir grup milletvekili, Rusya’nın Çeçenistan’da son 20 yılda yeni bir soykırım işlendiğini belirterek, karara eklenmesini talep etti. Ancak, tasarı orijinal haliyle kabul etti” demiştir.

TÜRKİYE BU İŞİN NERESİNDE?

Burada asıl dikkat edilmesi gereken bir başka önemli konu da şudur:
Gürcistan, Rusya’nın tüm baskılarına rağmen, Kafkas halkları ile sıkı ilişkilerini sürdürüyor. 2008 yılındaki kısa süren savaştan bu yana Rusya ile Gürcistan arasındaki ilişkilerin iyi olmadığını biliyoruz. Gürcistan bütün bunlara rağmen son günlerde Rusya’daki huzursuz Kafkas etnik grupları ile bağlantılarını güçlendirmeye çalışıyor. Bir yerde Kafkas halklarını kucaklıyor, onlara ağabeylik yapma gayreti içinde olduğunu ortaya koyuyor. Anımsanacağı üzere Gürcistan, geçen yıl Kuzey Kafkasya’da yaşayanlar için vize şartını da kaldırmıştı. Bunun yanında Rusça uydu yayını yapan ilk Kafkas Haber kanalını ( Fırst Caucasus News) yayına geçirmişti.

Kısa bir anımsatma:

1760 yılında başlayan ve 100 yıldan fazla süren savaş, Rusya ile Kafkas halkları arasında yaşanmıştı. Şeyh Şamil’in liderliğindeki Kafkas direnişi ünlü liderin teslim olmasının ardından 1864 yılında sona ermişti. Osmanlı İmparatorluğu, Rusya hâkimiyeti altında kalmak istemeyen ve “Çerkez” diye adlandırılan Kafkas halklarına sahip çıkmış, kapılarını da ardına kadar açmıştı. Bunun üzerine de milyonlarca Kafkasyalı Osmanlı toprakları üzerinden günümüzde Kosova’dan Mısır’a, Suriye’den Ürdün’e kadar geniş bir coğrafyaya yayılmışlardı.
Burada bizim de sorgulamamız gerekenler mutlaka olacaktır. Türkiye, bu konuların neresindedir ve ne yapmaktadır? Biz, her zaman yazıyoruz, söylüyoruz ve uyarıyoruz. Türkiye’nin Kafkasya’daki politikaları diğer politikaları gibi iflas etmiştir. Yanı başımızdaki Kerkük’teki haklarımızı bile savunamıyoruz. “İki devlet tek millet”diye nitelendirdiğimiz Azerbaycanlı kardeşlerimizi bile gerektiği gibi kucaklayamadık. Türk Devletleri ile olan ilişkilerimizi istenilen düzeye getiremedik. Neredeyse her tarafta kaybediyoruz. En azından bundan sonra Kafkaslar’da çok daha önemli gelişmelerin olabileceğini göz önüne alarak Türkiye’nin bu konularda yeni projeler geliştirmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bugün için Kafkas dayanışmasının Rusya’dan çok daha büyük olduğu söyleniyor. Gürcistan Ulusal Demokrat Parti Parlamento üyesi Guram Chakhvadze “Bu bir Kafkas dayanışması, yüzyıllık bir gelenek. Rusya’dan ve Rus İmparatorluğu’ndan daha büyük. Kafkas dostlarıma bunun daha ilk adım olduğunu söylemek isterim. Umarım umutlarını yitirmeyeceklerdir” diyerek Kafkas halklarının dayanışmasının önemini dile getirmiştir.
Karadeniz kıyısındaki Soçi, Çerkezlerin anayurtlarının bir parçası olarak görülüyor. 2014 Kış Olimpiyatları da burada yapılacak. Gürcistan Parlamentosu’nun aldığı karar ve çağrı, Soçi’de yapılacak olan olimpiyatların boykot çağrısı ile de güçlenebilir. Buna da dikkatleri çekmek istiyoruz.

You may also like

Şərh yaz

Layihə haqqında

Sayt Azərbaycan Respublikasının Qeyri-Hökumət Təşkilatlarına Dövlət Dəstəyi Agentliyinin maliyyə yardımı ilə hazırlanmışdır.

Saytın məzmunu

Saytın məzmunu DGTYB İctimai Birliyinin cavabdehliyindədir, bu baxımdan saytın məzmunu Azərbaycan Respublikasının Qeyri-Hökumət Təşkilatlarına Dövlət Dəstəyi Agentliyinin mövqeyini əks etdirmir.

Bizim Yazı ©2022 – Bütün hüquqları qorunur.