Ana səhifə YAZILAR GENCELİ NİZAMİ VE YUSUF HAS HACİB’İN ESERLERİNDE İYİ/LİK-KÖTÜ/LÜK KAVRAMLARINA BİR BAKIŞ

GENCELİ NİZAMİ VE YUSUF HAS HACİB’İN ESERLERİNDE İYİ/LİK-KÖTÜ/LÜK KAVRAMLARINA BİR BAKIŞ

Müəllif: Bizim Yazı
444 baxış

GENCELİ NİZAMİ VE YUSUF HAS HACİB’İN ESERLERİNDE İYİ/LİK-KÖTÜ/LÜK KAVRAMLARINA BİR BAKIŞ

OĞUZHAN KARABURGU*

Özet

Türk şiirinin iki büyük kutbu olan Yusuf Has Hacib ve Genceli Nizami Türk Edebiyatına kıymetli eserler kazandırmış büyük şairlerdir. Genceli Nizami, ilk hamse sahibi olarak manzum aşk hikâyelerinin üstadı, Yusuf Has Hacib ise Kutadgu Bilig adlı eseriyle paha biçilmez değerler manzumesini dünden bugüne aktarmış güçlü bir kalemdir. İnsanın var oluşundan beri iyi/lik ve kötü/lük kavramları vardır. Birbirinin zıddı ile kaim olan bu iki kavram pek çok edebî metinde kendine yer bulur. Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’inde ve Genceli Nizami’nin mesnevilerinde de iyi/lik ve kötü/lük kavramlarının ele alındığını görürüz. Bu iki kavram öncelikli olarak ahlâk ve insan ekseninde değerlendirilir. Ahlâk, insanın iyi veya kötü oluşunu belirleyen temel kriter durumundadır. İyi/lik-kötü/lük kavramlarının doğal, iradi ve metafizik açılardan da ele alındığı görülür. İyinin güzel, faydalı, doğru; kötünün çirkin, zararlı, yanlış kavram/sıfatlarla birlikte değerlendirildiği de dikkat çekici bir durumdur. Biz bu yazımızda Yusuf Has Hacib’in ve Genceli Nizami’nin eserlerinde iyi/lik-kötü/lük kavramlarını tespit ettiğimiz bu unsurlar çerçevesinde ele alacağız.

Anahtar Kelimeler:

İyi/lik, Kötü/lük, Genceli Nizami, Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig.

 

A LOOK AT THE CONCEPTS OF GOOD/NESS-BAD/NESS İN THE WORKS OF GENCELİ NİZAMİ AND YUSUF HAS HACİB

 

Abstract

Yusuf Has Hacib and Genceli Nizami, two great poles of Turkish poetry, are the great poets who have brought valuable works to Turkish literature. As the first hamse owner, Genceli Nizami is the master of poetic love stories, while Yusuf Has Hacib is a powerful pen who conveyed the poem of priceless values from yesterday to today with his work Kutadgu Bilig. Since the existence of man, there are concepts of good/ness and bad/ness. These two concepts, which exist with the opposite of each other, take place in many literary texts. In Yusuf Has Hacib’s Kutadgu Bilig and in the masnavi works of Genceli  Nizami, we see that the concepts of good/ness and bad/ness are also discussed. These two concepts are primarily evaluated on the axis of morality and human beings. Morality is the basic criterion that determines the good or bad of man. It is seen that the concepts of good/ness-bad/ness are also approached from natural, willful and metaphysical perspectives. It is also noteworthy that good is evaluated together with the concepts/adjectives of  beautiful, useful, true, and evil is associated with ugly, harmful, false. In this paper, we will consider the concepts of good/ness – bad/ness in the works of Yusuf Has Hacib and Genceli Nizami within the framework of these elements.

Keywords:

Good/ness, Bad/ness, Genceli Nizami, Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig.

 

 

           Kısaca Felsefeden Teolojiye İyi/lik-Kötü/lük Kavramları…

İnsanın var oluşundan beri iyi/lik ve kötü/lük kavramları vardır. Bu kavramlar özellikle felsefe ve teoloji alanlarında ele alınmış ve bu kavramlar üzerine tarihi çok eskilere dayanan tartışmalar yapılmıştır. Antik Yunan düşünürlerinden çeşitli dinlerin temsilcilerine değin pek çok kişi tarafından iyi/lik ve kötü/lük üzerine teoriler üretilmiş ve bu teorilerin temel kavramları belirlenmeye çalışılmıştır.

Felsefe sözlüğünde iyi ve kötü kavramları şu şekilde tanımlanır:

İyi: “İnsan iradesinin akla dayalı bir seçim sonucunda değer verdiği, ihtiyaçlarımızı karşılayan, özlemlerimize uygun düşen şey. Kendimizi bir insan varlığı olarak tam anlamıyla gerçekleştirmemize hizmet eden, ait olduğumuz topluluk için yararlı ve değerli olan şey.” (Cevizci, 1999: 478-479)

Kötü: “Amaca uygun olmayan, kusurlu ve yetersiz olan korku ve endişe verici olan; zarar, acı ve rahatsızlık veren şey.” (Cevizci, 1999: 524)

Sokrates, iyiyi mutlulukla ve yararlı olanla özdeşleştirirken insanın eksikliğini tamamlayan ve onun kendisini gerçekleştirmesini sağlayan şey olarak tanımlar. Aristoteles ise iyiyi, bir şeyin kendisinden beklenileni şeyi gerçekleştirmesi olarak ifade eder.

İslam’da ise iyi ve kötü hikmet kavramı çerçevesinde değerlendirilir. İyi nihaî fayda, kötü ise nihaî zarar olarak görülür. Burada uzun uzun felsefede ve teolojide iyi ve kötüden bahsetmek yazımızın sınırlarını aşan bir durum olacağı için ana hatları ile bu kadar bahsetmenin yeterli olduğu kanaatindeyiz.

 

Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig’inde İyi/lik-Kötü/lük

Türk şiirinin iki büyük kutbu olan Yusuf Has Hacib ve Genceli Nizami Türk Edebiyatına kıymetli eserler kazandırmış büyük şairlerdir. Genceli Nizami, ilk hamse sahibi olarak manzum aşk hikâyelerinin üstadı kabul edilir. Yusuf Has Hacib ise Kutadgu Bilig adlı eseriyle paha biçilmez değerler manzumesini dünden bugüne aktarmış güçlü bir kalemdir. Aralarında yaklaşık bir asırlık zaman dilimi olmasına rağmen hayata baktıkları pencereler birbirine çok benzer. İslam düşünce ve felsefesinin şekillendirdiği bu pencere iyi/lik ve kötü/lük kavramlarına bakışlarını da birbirine yakınlaştırır.

Yusuf Has Hacib’in ömrünün sonlarına doğru yazdığı eseri Kutadgu Bilig (1069) Türk düşünce ve felsefesini yansıtan bir siyasetnamedir. Bugün elimizde Uygur ve Arap harfleri ile yazılmış üç nüshası bulunan Kutadgu Bilig, belli başlı dört karakter etrafında alegorik bir anlatıma sahiptir. İyi, doğru, adil ve dürüst insan olmanın yolarının anlatıldığı bu eser Reşit Rahmeti Arat’ın ifadesi ile “İnsana her iki dünyada, tam manası ile kutlu olmak için lâzım olan yolu göstermek” (Arat, 1991: XXV) için yazılmıştır. Konumuz açısından bakıldığında iyiliğin övüldüğü ve faydalarının anlatıldığı özel bir bölüm vardır. Bunun yanında Kutadgu Bilig’in pek çok yerinde yeri geldikçe iyi/lik ve kötü/lük’e dair mısralara yer verilmiştir.

Yusuf Has Hacib, İslam inanışı çerçevesinde insanın ölümlü bir varlık olduğuna vurguda bulunur. İnsanın yaşarken iyilik üzre olması ve iyi insan olarak yaşaması gerektiğini söyler. Ve insan için en önemli mükâfat öldüğünde ardından hayırla ve iyiliklerle anılmasıdır:

           Dinle, insanların iyisi ne der

Yürüyen ve nefes alanların hepsi sonunda ölecektir. (233)[1]

 

Gerek bey gerek kul, iyi veya kötü

Kendileri öldü fakat onların nişanı olarak yalnız adları kaldı. (235)

 

Her yaşayan er-geç ölecek ve toprağa düşecektir

İnsan iyi nâm ile ölürse adı yaşar. (237)

 

İki tür insan olduğuna dikkat çeken Yusuf Has Hacib, insanların iyi olmak için çabalamaları gerektiğini, iyi olursa kendilerinden övgüyle bahsedileceğini, kötü olmayı seçerlerse sövgüyle anılacaklarını söyler:

İnsanların dillerden düşmeyen iki türlü adı vardır

Biri iyi, biri kötü; bunlardan biri dünyada kalır. (238)

 

Kötü söğülür, iyi öğülür

İyice dikkat et, canın hangisini ister. (239)

 

Ey temiz kimse, iyi olursan, adını öğerek anarlar

Eğer kötü olursan seni söğerek yad ederler. (240)

 

Bak, insan iyi adı ile alkışlanır

Adı kötüye çıkmış kimse ölünce bedduâ alır. (246)

 

İyilik mutlaka karşılık bulacak bir meziyettir. Bir Müslüman olarak eğer öte âlem de düşünülüyorsa oraya huzurla erişmenin yolu iyilik yapmaktan geçmektedir:

Sen her iki dünyayı arzu ediyorsan,

Bunun çaresi iyilik yapmaktır. (226)

 

Eğer kendin iyilik bulmak istiyorsan, yürü iyilik et

Başka söze ne hâcet . (227)

 

İyi insan ne kadar mağdur olursa olsun

Yarın orada peşiman olmaz ve huzura erer. (919)

 

Huzur, arzu, nimet, emniyet, rahat ve bu neşe

Sevinç hep iyiliğin karşılığıdır. (937)

 

Kötü ve kötülük yapan insan bunun karşılığını bir şekilde alır. Yusuf Has Hacib, kötü insanın takatten düştüğünü, işlerinin hiçbir zaman rast gitmediğini, kötülüğün de bir ateş olduğunu dile getirir:

Kötülük yapanı kaç defa tecrübe ettim

Tâkati her gün biraz daha azaldı, sonunda da tâketten düştü. (247)

 

Ey bilgili adam, kaç defa gördüm

Kötülerin işi hiçbir zaman ileri gidemedi. (248)

 

Kötülük ateştir, ateş ise yakıcıdır

Onun yolunda geçilebilecek bir geçit yoktur. (249)

 

Bugün kötü ne kadar huzur içinde olursa olsun

Yarın peşiman olur, azap çeker. (918)

 

Yusuf Has Hacib, kötülüğe iyilikle karşılık vermek gerektiğine dikkat çeker. Kötüye kötülükle mukabelede bulunulursa aynı kötülükte olduğu gibi pişmanlıkla karşılaşılır. Oysa kötülüğe inadına iyilikle karşılık verilmelidir. Bu iyi insanın da bir özelliğidir.

 

Kötülük edersen kötülüğün karşılığı peşimanlıktır

Elinden gelirse kötülüğün inadına iyilik yap. (929)

 

Bela, mihnet, zahmet, peşimanlık ve keder

Hep kötülüğün karşılığıdır ey yiğit! (932)

 

Yusuf Has Hacib’in iyilik-bilgi, iyilik-cömertlik kavramları arasında bağ kurduğunu da görüyoruz. Cömertlik, faydalı olmak, iyilik yapmak gibi insanın güzel hasletleri olarak bilinen bu özellikleri Yusuf Has Hacib’e göre “iyi insanın” özellikleridir:

 

Cömertlik, insanlık, fayda ve iyiliğin

Hep iyi insandan geldiği şüphesizdir. (934)

 

İyi ad kazanmış, cömertlik ile şöhret bulmuştur

Bil ki, cömert insan ölse bile onun adı yaşar. (257)

 

Yöneticilerden bilgili olanlar hiç şüphesiz yönetimlerinde iyi kanunlar koyar ve iyilikle yönetirler. Bu da onları iyilikte ileri gelenlerden yapar:

 

Dünya beylerinden hangileri bilgili olmuş ise

İyi nizam koyanlar ve iyilikte ileri gelenler onlar olmuştur. (252)

 

 

Genceli Nizami’nin Eserlerinde İyi/lik-Kötü/lük Kavramları

 

Genceli Nizami, ilk hamse sahibi, manzum aşk hikâyelerinin üstadı olarak kabul edilmiş güçlü bir şairdir. Nizami’nin günümüze kadar gelen tek eseri Ḫamse’sidir. Yaklaşık 35.000 beyitten oluşan Hamse, Penc Genc adıyla da bilinir. Devrin sanat dilinin Farsça olmasının etkisiyle Farsça yazılmıştır.

Azerbaycanlı büyük Şair Genceli Nizami, yalnızca kendi dilinde değil, tüm dünya edebiyatında derin izler bırakmıştır.

Nizami, şiirlerinde ahlâk üzerinde önemle durur.  İyilik ve kötülük kavramları onun ahlâk anlayışının en önemli kavramlarındandır. Genceli Nizami’ye göre iyilik bir sanattır, insanlık sanatıdır. Mahzen-i Esrar isimli eserinde insanlık sanatını icra edecek kişinin büyük bir sorumluluğun altına girdiğini belirtir.

Genceli Nizami de Yusuf Has Hacib gibi insanları iyilik yapmaya, iyi olmaya davet eder. Bu yola girenlerin iyiliklerin karşılıklarını mutlaka alacağını da belirtir. Bu karşılık sadece iyilik için geçerli değildir aynı şey kötülük için de söz konusudur. Yani iyilik yapan iyiliğinin karşılığını, kötülük yapan da kötülüğünün karşılığını görecektir:

“Feleğin belalarına karşı tedbirli ol, saf cevherden (temiz ahlâktan) başka göstermeye değer bir şey yoktur. İnsanlara faydalı olabilecek sermaye ancak budur. Zulüm saçmak, kendi yüz suyuna başkalarının kanını dökmek uğursuz bir iştir. Bundan önce de birçokları birkaç himmet sahibini bir araya toplayarak bu davayı halletmek istediler. Fakat ne çare ki başaramadılar.” (Nizami, 1990: 88-89)

Genceli Nizamiye göre insan var gücü ile iyilik yapmaya gayret göstermelidir. Her ne kadar bu karşılık beklemeksizin yapılacak bir iş olsa da mutlaka yapılan iyiliğin karşılığı alınır. Sırlar Hazinesi’nde ihtiyar köylü ile Süleyman Peygamber arasında geçen diyalogda Süleyman Peygamberin “boşuna ne uğraşıyorsun elinde ektiğini yeşertecek ne su var ne de toprağı kazacak bel var” şeklinde sözlerine ihtiyar köylü karşılık beklemeden çalışmanın önemine dair şu mısraları söyler:

“İhtiyar ona cevap verdi: Cevabımdan incinme,

Toprak ve suyun elverişli olmaması beni rahatsız etmiyor.

 

Benim kuru ve yaşla işim yoktur,

Tohum benden, beslemek ise Tanrı’dan.

 

Benim suyum, benim alnımın teridir,

Belim ise benim tırnaklarımdır.

 

Ben ne ülke, ne hükümdarlık derdi çekiyorum,

Ne kadar ki sağım, bu tohum bana yeter.

 

Bana hayır haber gönderen Tanrı,

Bir denenin evezine yedi yüz verecektir.

 

Sen deni, şeytan vesvesesi ile ekme,

Ki, bir dane yedi yüz dane bar versin.”(Gencevi, 1981: 97)

 

 

Genceli Nizami, iyilik kavramını doğruluk ile birlikte anar:

 

“Yiğidin zırhı onun doğruluğudur. Söz, unsurların saflığı konusuna gelirse, cehennemin midesi ne ile dolacak? Terazi gibi dost doğru kalmak istiyorsan kalp doğruluğunu da ölçüye vurmalısın” (Nizami, 1990:138-139)

 

Genceli Nizami’ye göre varlık âlemi içerisinde iyi-kötü her yaratık insan gibi savaşmakta, iyilikte kötülükte insana ayna tutmaktadır (Nizami, 1990:104). İnsan kendisine iyilik yapmayı şiar edinmelidir. Çünkü her şey “iyilik” üzerine inşa edilmiştir. İyilik ile kötülüğün savaşında bu kavramlar birbirine karışır. İnsan bunu fark ederek iyinin yanında yer almalıdır. Zira iyilik her zaman galip gelir.

Nizami’deki iyilik kavramı felsefedeki iyilik tanımına uygunluk arz eder. O, ilk çağ felsefecileri gibi iyiyi faydalı ve güzel olanla birleştirir. Hüsrev ü Şirin isimli eserinde Şirin, iç güzellik (ahlâken) ve dış güzelliğe sahip iyi biridir. O herkes için iyilik düşünür, iyi niyetlidir. Nizami burada açıkça güzellik ile iyilik arasında bir ilgi kurar. Leyla ile Mecnun’da ise Mecnun devamlı iyiliği isteyen, kimseye zararı dokunmayan, başından geçen onca kötü olaya karşı iyiden ayrılmayan biri olarak çizilir. Burada onun iyi niyeti, iç güzellik olarak anlatılır.

Ona göre iyi olan faydalıdır ya da faydalı olan iyidir. Faydalı olan da güzeldir. Varlığın yaratılış amacı öncelikle kendisi için faydalı olmasıdır. Böylelikle yaratılışlarında bir fayda unsuru taşırlar. Davranışların amaca uygun olması faydalı olmasıdır. Faydadan netice de iyiliktir. Bunun tam tersi de kötülüğü ortaya çıkarır. Kötülük, amaca uygun olmayan, zarardır.

Leyla ile Mecnun isimli eserinde de “kendi düşüncene göre iyi veya kötü saydığın şeyler iyice dikkat edersen daima iyidir” (Nizami, 1990: 63)der. İyiyi ve kötüyü seçmek insanın elindedir. İnsan her zaman iyiyi seçmelidir:

 

“Ancak iyi insan olmak şartı ile büyüklerin derecesine erişebilirsin. İyilik et kötülükten daima kaçın. İyilik daima iyilik getirir. Sana kötülük eden sana etmemiştir; muhakkak o kötülüğü kendine etmiştir. İyilik et kuyuya at, kuyudan çıkıp yine sana avdet eder. Her seste olan iyilik veya kötülük bu alem kubbesinde muhakkak yankılanır. Dağ sır saklamaz. İşittiğini aynen tekrar eder.” (Nizami, 1990: 164)

 

Bu iki kavram öncelikli olarak iki şairimizde de ahlâk ve insan ekseninde değerlendirilir. Ahlâk, insanın iyi veya kötü oluşunu belirleyen temel kriter durumundadır. İyinin güzel, faydalı, doğru; kötünün çirkin, zararlı, yanlış kavram/sıfatlarla birlikte değerlendirildiği de dikkat çeker.

Gerek Yusuf Has Hacib gerekse Genceli Nizami, eserinde ideal vasıflara sahip insanı ele alır ve bu insanların oluşturacağı toplumun nasıl kurulması gerektiğine dair öğütlerde bulunur. Bu insan ve toplum hiç şüphesiz iyilik ile ve iyi insanlarla kurulacaktır. Öğüt, nasihat ekseninde ifade edilen düşüncelerde insanların iyilik yapmaları, iyi ve iyiden yana olmaları istenir. İradi olarak insan iyi olanı seçmelidir. İnsan gerek bu dünyada gerekse öte dünyada iyiliklerinin de kötülüklerinin de karşılığını görür. Yusuf Has Hacib, bilgi ve cömertliği iyilik ile birlikte düşünürken Genceli Nizami doğru ve güzel olanı iyilik ile birlikte düşünür. Her ikisi de felsefedeki düşünüşe uygun olarak iyiyi faydalı kötüyü ise zararlı olarak görürler.

Kaynakça

Arat R. R. Kutadgu Bilig. Ankara: TDK, 1991, 656 s.

Arat, R. R. Kutadgu Bilig, Ankara: TTK, 1994, 477 s.

Cevizci A. Felsefe Sözlüğü. İstanbul: Paradigma, 1999, 975 s.

Gencevi N. Sırlar Hazinesi. Bakü, 1981, 247 s.

Kök A. Türklerin Entelektüel Mirası Kutadgu Bilig, Devlet: Adalet, Kut, Töre. İstanbul: Kesit, 304 s.

Nizami. Leyla ile Mecnun. İstanbul: MEB, 1990, 240 s.

Nizami. İnciler. Ankara KTB, 1991, 255 s.

* Doç. Dr.,Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Antalya. Türkiye

[1] Makale boyunca Kutadgu Bilig’in Reşit Rahmeti Arat tarafından Türkiye Türkçesine yapılan çevirisi kullanılmıştır (Arat, R. R. Kutadgu Bilig, Ankara: TTK, 1994, 477 s.). Eserden yapılan beyit alıntılarında beyit numarası verilmiştir.

You may also like

Şərh yaz

Layihə haqqında

Sayt Azərbaycan Respublikasının Qeyri-Hökumət Təşkilatlarına Dövlət Dəstəyi Agentliyinin maliyyə yardımı ilə hazırlanmışdır.

Saytın məzmunu

Saytın məzmunu DGTYB İctimai Birliyinin cavabdehliyindədir, bu baxımdan saytın məzmunu Azərbaycan Respublikasının Qeyri-Hökumət Təşkilatlarına Dövlət Dəstəyi Agentliyinin mövqeyini əks etdirmir.

Bizim Yazı ©2022 – Bütün hüquqları qorunur.