Üstâda Mersiye – Taner Güçlütürk

Ramazan gününde terk-i diyar eylemek güzeldir üstâd
Güzeldir bir yörük oyasına eser düşerek gitmek
Ihlamurlar altında Necati ve Fahri beklerken seni
Güzeldir şimdi Üsküp’te bir Rumeli Türküsüyle uğurlanmak.

Ölmek güzeldir üstad, güzeldir ölmek oruç kokusuyla ağızlarda
Geriye
Sultan Murad Türbesi’ne çektirilmiş bir fotoğraf bıraktıysan yadigâr
Bir ömre değerdir şimdi Kosova ovasına yakışan.

Yörük köylerinde Türkçe düşer iftar sofralarına
Ve bir gelin iki kelime senden takar çeyiz oyalarına
Efe duruşunda şimdi yörük delikanlıları aziz hatırana
Ve Selanik’ten sarı saçlı bir oğlan koşar durur ebediyete varışına,
Kumrovecli bir çocuğun yeniden Türkçe nidâsısın düşüncelerine tercüman
Gökyüzünden yer yüzüne inen bütün yıldızları Turan’ındır her anın
Yedi yüz yılın tarihi gül serer ebediyete yol alışına bu akşam bir canın.

Ramazan gününde terk-i diyar eylemek güzeldir üstâd
Terk-i diyar eylerken peşinden kelâm düşen birilerini geriye bırakmak nicedir
Şiirlerin artık yanlız değil, onlar al beyaz çocukların yanaklarındadır
Yıkılsa da Radoviş’te Rumeli’nin bir temel taşı
Kızıl kına rengisin artık sen anaların avuçlarında yerine konmaz izin
Tutsun göçtü koca Balkan yörüğün yasını Melami dervişleri çilede susun
İlahi zikreylesin peşinden romanını bitirdi İlhami Emin bugün.

Velhasıl bir bahar akşamı terk-i diyar eylemek güzeldir üstâd, zemzemi
Yeşiller tazeyse, açmışsa arguvanlar, yaprağa yeniden durduysa Gülçınar neferi
Git!
Bizim buralarda çirkeflere rağmen hâlâ biraz umudumuz var
Hep varsın, Fatihan’ın aziz hatırası var, içinden akan Manastır türküleri yankılansın
Demedim mi sana üstâd, demedim mi kalktı bak sana bütün sınırları şu an kâinatın
Elinde soğan görmez misin seni bekler şimdi o güzel yakışıklı oğlanın
Koş üstâd koş ölmek güzeldir baharda her an
Savaşacağız biz merak etme son yörük olarak kalsak da.

Kocacık’ta o ev bizimdir, Aliş’indir, kaşları kare, kırmızı gülünde alı var
Ohrid’ten, Kalkandelen’den çınarlar Prizren çınarına dal sarar
Hâlâ biraz umut var, git dönmeden geri, bizde Ali Rıza şiarı var
Sen bir desensin artık sarı, pembe, kırmızı fistanlarda yaşayan
Mavi gözlü çocuklar emanetimiz, bozkurtun mavi gözlerine durma yelken aç
Ramazan’da oruçlu ölmek bize de olsun senden nâsip yadigâr.

Üsküp Radyosu dursun hüzzam makamına, Tefeyyüz yaksın ışığını daima
Merkez Jupa indirsin bayrağını bugün yasımız var
Yasımız var Manastırın kızları gülmeyin, çalmayın durun
Çeşmelerini akıtın Yaşar Paşa’nın serintletsin kanayan divanlarını Rum’un
Kalksın kazlar Gostivar’ından Şar’ından İlhami’yi uğurluyoruz bugün
Sen bir Prizren ağıdısın artık zambaklardan damlayan o mukîm hüznün.

Çıkmış uğurluyor yörük atları, şahlanır durur
Şahlanın atlar şahlanın bir devri daha kapanıyor o kalenin surun
Bu nice yaprak dökümüdür baharda durmaz düşer yarrâbi Rum’un!?
Ramazan’sa, baharsa, gitmek hiç bu kadar Hüdavendigâr olmadı bugün.

Dr. Taner Güçlütürk, 29 Nisan 2020, Çarşamba
“Terki diyar eyleyen İlhami Emin’in aziz hatırasına ithafen…”

Oxunma sayı: 148

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.