Ana səhifə BAŞ YAZI TÜRK DÜNYASI ALFABE KONUSUNU ÇÖZMELİDİR

TÜRK DÜNYASI ALFABE KONUSUNU ÇÖZMELİDİR

Müəllif: Bizim Yazı
65 baxış

Necdet SIVASLI

Yıllardan bu yana, Türk Cumhuriyetleri’nin ortak bir alfabesinin olması yolunda çalışmalar yapılıyor. Ancak, şu ana kadar bu konuda somut bir sonuç elde edilemedi. Biz de katıldığımız uluslar arası bazı toplantılarda “Tek dil, tek alfabe” üzerinde çok konuştuk. Türk Cumhuriyetlerinin hepsinin tek bir alfabe üzerinde durmalarına rağmen, bu konunun çözülememesi hiç kuşkusuz düşündürücüdür.
Biz “Yedi devlet, tek millet” diyorsak, bu noktada yedi devletin ortak bir alfabesinin ve dilinin olması da gerekmiyor mu?

24 HARF Mİ 34 HARF Mİ?

Kazakistan ve Kırgızistan kril alfabesini kullanıyor. Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan Latin alfabesine geçtiler. Ancak, bunların da birbirinden farklı alfabeler olduğunu görüyoruz. Türk dünyasından Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden 28 dil bilimci Çağdaş Türk Alfabeleri Sempozyumunda 34 harfli ortak Latin alfabesini kabul etmişlerdi. Daha sonra devam eden toplantıda da aynı kararlar alındı. İlginç olan, aradan geçen 20 yılda hiçbir ülke bu kararı uygulamadı. Bu kararı uygulamayanlardan birinin de Türkiye olduğunu belirtelim.

Doç Dr. Erdal Şahin, “Bağımsızlıklarının 20.Yılında Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye İle İlişkileri Uluslar arası Sempozyumu”nda konu ile ilgili ilginç bir konuşma yaptı. Şahin, Türkiye’nin 29 harflik alfabesini 34’e çıkarma girişiminde bulunmadığını belirtip özetle şu görüşlerini dile getirdi, kendisini dinleyelim:

“Türkiye’nin 34 harfe ihtiyacı yok. 29 harf bize yetiyor” deniliyor.. Eğer meseleye Türkiye’deki dil bilinciler böyle bakıyorsa, bakış açısında bir terslik var demektir. O zaman diğer Türk cumhuriyetlerini Türkiye’den hiç kimsenin eleştirmeye hakkı olamaz. O ülkelerde de o 34 alfabenin dışında uyguladıkları Latin alfabeleri yetiyordur. Yani mesele Türkiye’nin veya tekil olarak bir ülkenin ihtiyacı değildir. Mesele tüm Türk halklarının ortak kullanabilecekleri bir alfabe sisteminin geliştirilmesidir. Evet, belki 29 harfli sistem Türkiye’nin veya Türkiye Türkçesinin ihtiyacını karşılıyor olabilir. Ama bir Türk vatandaşı Kazak Türkçesinde bir metni okumakta zorlanmamalı veya Kazakça bir metinde yazmak istediğinde Türkiye alfabesi sisteminin dışından başka harfler kullanmak durumunda kalmamalıdır. Benim ortak alfabeden anladığım Türk Dünyasının neresine giderseniz gidin aynı alfabe sistemine tüm halklarının birbirlerinin yazılarını kolaylıkla ve rahatça okuma imkânına sahip olmasıdır. Meseleye tekil değil, bütüncül bakmak gerekiyor. Bu bakış açısına sahip değilseniz alfabe meselesi daha nice 20 yılda çözülemez.”

“TÜRKİYE ÖNCÜ OLABİLMELİ”
Ortada bir gerçek var. Türk Dünyasının ortak alfabeye geçmesinde ve tek dili kullanmasında Türkiye mutlak öncü olmalı ve ciddi adımı da atmalıdır. Bu işi çözecek olan, önderlik yapacak olan Türkiye’dir. Türkiye’nin bundan kaçma gibi bir lüksü de yoktur. Nitekim Doç Dr. Erdal Şahin, konuşmasında bu önemsediğimiz noktaya da değiniyor:

“Maalesef dilcilerin de alfabe ve ortak Türkçe meselesinde Türkiye merkezci bir yaklaşımları var. Alfabe değişikliği mi? Bizim ihtiyacımız yok, onlar yapsın. Ortak Türkçe mi? Onlar Türk Dünyasının nüfusu en kalabalık ve gelişmiş ülkesi Türkiye’nin Türkçesini öğrensinler. Böylece hepimiz Türkiye Türkçesinde konuşuruz, mesele de çözülür. Böyle yaklaşımlar Türk Dünyasında ortak alfabe ve ortak dil meselesini çözmekten uzaktır. Atatürk’ün meşhur deyişinin sonundaki cümleyi hepimiz şiar edinmeliyiz: “Onların (Dış Türklerin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.” Alfabe meselesinde de onların alfabelerini değiştirmelerini beklememeliyiz. Önce Türkiye olarak biz 29 harflik alfabesini 34 harfe yükseltmeliyiz. Bunu yapmadan Türkiye’den kimsenin 34 harflik ortak alfabe sisteminden bahsetmeye, uygulanmamasından şikâyet etmeye hakkı yoktur. Onların Türkiye Türkçesini öğrenmelerini beklememeliyiz. Önce, biz onların Türkçesini öğrenmeliyiz.”

ORTAK ALFABE VE ORTAK TARİH

Burada biz de bir parantez açalım:

Ortak dil ve alfabe konusunda köklü çözüm için, Türkiye öncülük etmeli, diğer Türk Cumhuriyetlerinden dil bilimciler de toplantılara katılarak bu sorunun çözümünde katkı sağlamalıdırlar. Çağımız iletişim çağıdır, bilgisayar çağıdır. Türk dünyası bundan da istifade edebilmeli ve mevcut gücüne güç katabilmelidir. Siyasi ve ekonomik yönden ortak alfabe ve dilin Türk Dünyası’nı daha güçlü hale getireceğinden şüphe duymuyoruz.

Aslına bakılacak olursa diğer Türk Cumhuriyetleri ortak alfabe konusunda Türkiye Türkçesinin etkisi altında dillerinin özelliklerini yitirme endişesi taşıyor. Bu nedenle Türkiye’nin alfabe sistemini temel alan 34 harften uzak durmaya çalışıyorlar. Bu nedenle de Türkiye alfabe sistemiyle kendi alfabe sistemleri arasında biraz farklılık olmasını istiyorlar.

Artık durmak yok. Bir yandan Türk Dünyasına ortak alfabe ve dil kazandırılmalı, öte yandan da mutlaka ama mutlaka Türk Dünyası Ortak Tarihi çalışmalarına hız verilmelidir. Yazılarımızı ve önerilerimize devam edeceğiz.

You may also like

Şərh yaz

Layihə haqqında

Sayt Azərbaycan Respublikasının Qeyri-Hökumət Təşkilatlarına Dövlət Dəstəyi Agentliyinin maliyyə yardımı ilə hazırlanmışdır.

Saytın məzmunu

Saytın məzmunu DGTYB İctimai Birliyinin cavabdehliyindədir, bu baxımdan saytın məzmunu Azərbaycan Respublikasının Qeyri-Hökumət Təşkilatlarına Dövlət Dəstəyi Agentliyinin mövqeyini əks etdirmir.

Bizim Yazı ©2022 – Bütün hüquqları qorunur.